1 Şubat 2017 Çarşamba

“Kamu Hukuku Enstitüsü’nün 1928 yılı toplantısında, ölümünden birkaç hafta önce, kendisi ile kamu hürriyetleri üzerindeki şiddetli, fakat dostça tartışmamızı unutmuş değilim. O tartışmada şöyle söylemiştim: “Hürriyet ne demektir? Hürriyet toplumsal disiplin zorunluluklarına, yani kamu düzenine uymak şartıyla her istikamette faaliyet icra etmektir. Fakat toplumsal disiplin, kamu düzeni zorunlulukları nelerdir? Bunlar belirli bir dönemde, belirli bir ülkede hükumet ve idareyi elinde tutanların, kamu düzeninden olduğu takdirde bağlı yetkiyle karar verdikleri zorunluluklardır” Realist olduğunu sandığım bu tarif Duguit’in nefret ve öfkesini davet etmişti. “Hükûmetlere üstün kurallar vardır, diyordu. Hukukçuya düşen rol, hükumet ve idareyi elinde tutanlara kendilerini kabul ettirecek Hukuk Kurallarını açıklamaktır. Gerçekten … kanunu gibi bireysel hürriyetlere tecavüz eden kanunlar mevcuttur… Hürriyet bireyin bulunduğu muhit içinde fizik, fikrî ve manevi faaliyetlerini geliştirme iktidarıdır. Kanun koyucu bu iktidarı asla sınırlamamak ve onu her türlü tecavüze karşı korumakla yükümlüdür… Toplumsal olayların incelenmesi, kanun koyucuya üstün hukuk kurallarının saptanmasını mümkün kılar.”  (Tarafımdan sadeleştirilmiştir. E.D.) 
Gaston Jéze, “Léon Duguit’nin Fransız İdare Hukuku Üzerindeki Tesiri”, (çev: H.N.K.), İÜHFM, C.7, Sy:1, 1941, s. 343.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder