13. Hukuk Dairesi
2014/17432 E. ,
2015/8358 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat . . . ile davalılar Doktor ... ....ve diğerleri vekili avukat Zekeriye Yılmaz'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, on beş aylık bebeklerinin cinsel organının şişmesi üzerine istanbul üniversitesi tıp fakültesine başvurduklarını, sünnet derisinin dar olması nedeniyle enfeksiyon geliştiği ve sünnet edilmesi gerektiğinin söylendiğini, davalı hastaneye başvurarak davalı hastanede sünnet olduğunu, sünnet operasyonu sırasında gerekli özenin ve tıbbi uygulamaların yapılmaması nedeniyle bebeğin vefat ettiğini ileri sürerek: her bir davacı için 1.000 Tl üzerinden 2.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi tazminatın davalılardan ölüm tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar, hastaya uygulanan tedavide bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat . . . ile davalılar Doktor ... ....ve diğerleri vekili avukat Zekeriye Yılmaz'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, on beş aylık bebeklerinin cinsel organının şişmesi üzerine istanbul üniversitesi tıp fakültesine başvurduklarını, sünnet derisinin dar olması nedeniyle enfeksiyon geliştiği ve sünnet edilmesi gerektiğinin söylendiğini, davalı hastaneye başvurarak davalı hastanede sünnet olduğunu, sünnet operasyonu sırasında gerekli özenin ve tıbbi uygulamaların yapılmaması nedeniyle bebeğin vefat ettiğini ileri sürerek: her bir davacı için 1.000 Tl üzerinden 2.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi tazminatın davalılardan ölüm tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar, hastaya uygulanan tedavide bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın
reddine karar verilmiş,hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıların bebeğine yapılan sünnet operasyonu sırasında verilen anestezik ilaçlar nedeniyle meydana gelen allerji sonucu davalıların gerekli özen ve ihtimamı göstermemeleri nedeniyle vefat ettiği iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine yöneliktir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle vekil konumunda olan ve çocuğun tedavisini yapan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir.
Dava, davacıların bebeğine yapılan sünnet operasyonu sırasında verilen anestezik ilaçlar nedeniyle meydana gelen allerji sonucu davalıların gerekli özen ve ihtimamı göstermemeleri nedeniyle vefat ettiği iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine yöneliktir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle vekil konumunda olan ve çocuğun tedavisini yapan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir.
Davacı tarafından
yapılan şikayet üzerine İstanbul Tabib odası tarafından gerçekleştirilen
soruşturma kapsamında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji
Anabilim dalı başkanlığı öğretim üyesi .. . . tarafından düzenlenen 01.11.2011
tarihli bilirkişi raporunda, operasyon sırasında gerçekleşen sorunun nedeninin
tam olarak anlaşılamadığı, hastada sorun geliştiği andan itibaren uygulanan
hareket tarzı genel anlamda doğru olmakla birlikte hastada oluşan
kardiyopulmoner arrest olgusunun ameliyathane koşullarında gerçekleşmesi
nedeniyle hastanın izlenmesi ve yapay solunum uygulanmasının mümkün olduğu, bu
ortamda hastanın daha stabil hale gelmesini bekleyerek bir başka hastaneye
sevkinin sağlanması gerektiği,tarif edilen klinik tabloda zamanlamanın uygun
olmadığı,ancak eldeki verilerin yasanan olayın kesin nedenine ulaşmak ve malpraktis olarak
adlandırmak için yeterli olmadığı rapor edilmiştir.
Dava
konusu davacıların çocuğuna uygulanan sünnet operasyonu sonrasında hastanın
vefatı nedeniyle yapılan savcılık soruşturması kapsamında ölüm sebebinin
araştırılmasına dönük olarak hazırlanan Adli tıp kurumu 1. İhtisas dairesinin
01.08.2012 tarihli raporunda bebeğin yapılan otopsisinde trakea mukozası ve
epiglotun ödemli olduğunun tespit edildiği,bunun bebeğin ölümünün anestezi
amacıyla kullanılan Jetokaine karşı oluşan allerjik reaksiyon sonucu
gerçekleştiğini gösterdiği tespit edilmiştir.
Mahkemece
Adli tıp 1. ihtisas kurulundan alınan 12.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda
hasatının ölümünün lokal anestezi amacıyla kullanılan jetokaine karşı oluşan
allerjik reaksiyon sonucu gerçekleştiği, bebekte sünnet endikasyonunun uygun
olduğu,sünnette anestezi amacıyla uygulanan jetokainin uygun bir lokal
anestezik madde olduğu, oluşan allerjik reaksiyonun öngörülemez ve önlemez bir
durum olduğu, klinik bulguların ortaya çıkmasından sonra gerekli tedavinin
yapıldığı ve muayene ve tedaviye katılan hekimlerin bir kusurunun bulunmadığı
rapor edilmiştir.
Dava konusu bebeğin ölümüne ilişkin olgunun Uluslararası katılımlı 9. Anadolu Adli bilimler kongresinde yapılan sunumunda ölümün lidokain etken maddesine bağlı gerçekleştiği,bu ilacın kullanımı sırasında mutlaka kardiyopulmoner resüsitasyon ekipmanlarının bulundurulması gerektiği tespitine yer verilmiştir.
Dava konusu bebeğin ölümüne ilişkin olgunun Uluslararası katılımlı 9. Anadolu Adli bilimler kongresinde yapılan sunumunda ölümün lidokain etken maddesine bağlı gerçekleştiği,bu ilacın kullanımı sırasında mutlaka kardiyopulmoner resüsitasyon ekipmanlarının bulundurulması gerektiği tespitine yer verilmiştir.
Allerjiye
sebeb olan ilacın dosyaya sunulan prospektüsünde, lidokain içermesi nedeniyle
amid türü lokal anesteziklere karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda
ve epinefrin içermesi nedeniyle penis anestezisinde kullanılmaması gerektiğine
dair uyarıların yeraldığı görülmüştür.
Dosya
kapsamı itibariyle, davacıların bebeğinin davalı sağlık kuruluşunda diğer
davalılar tarafından uygulanan tedavi kapsamında gerçekleştirilen sünnet
operasyonu sırasında kullanılan anestezik Jetokain isimli ilaca karşı oluşan
allerjik reaksiyon sonucu vefat ettiği,bu hususun dosyada mevcut otopsi
raporuna dayalı olarak hazırlanan adli tıp raporu ile tespit edildiği,
Mahkemece alınan adli tıp bilirkişi raporunda bebekte anestezik ilaca karşı
meydana gelen allerjinin öngörülemez ve önlemez nitelikte olduğu tespitine yer
verilmiş ise de, jetokain isimli ilacın prospektüsünde amid türü lokal
anesteziklere karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda ve epinefrin
içermesi nedeniyle penis anestezisinde kullanılmaması gerektiğine dair
uyarıların yeraldığı bu kapsamda bebeğin allerjisinin olup olmadığına dair
davalılarca sünnet operasyonu öncesi bir allerji testi veya başkaca bir tıbbi
araştırma yapıldığına dair dosyada herhangi bir tespitin bulunmadığı, ayrıca
bebekte meydana gelen allerjik reaksiyon sonrasında yapılması gerekli tıbbi
müdahaleye ilişkin olarak adli bilimler kongresi sunumunda vurgu yapılan
kardiyopulmoner resüsitasyon ekipmanlarının davalı sağlık kuruluşunda bulunup
bulunmadığı ve bu ekipmanların kullanılıp kullanılmadığı, hastanın bir başka
sağlık kuruluşuna sevkinin uygun zaman ve koşullarda gerçekleşip
gerçekleşmediğine dair yeterli bir bilirkişi incelemesi bulunmadığı, karara
esas alınan adli tıp raporunun denetime imkan verir nitelikte
gerekçelendirilmediği ve karara esas alınamayacağı anlaşılmaktadır. Hâl böyle
olunca bu rapora itibar edilerek hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece,
üniversitelerin ana bilim dallarından seçilecek uzmanlardan oluşacak bir
bilirkişi kuruluna dosya tevdi edilerek, davalıların açıklanan hukuki konum ve
sorumlulukları, dosyada mevcut delillerle birlikte bir bütün olarak
değerlendirilip, tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda davalıların sorumluluğunu
gerektirecek ihmal ve hata bulunup bulunmadığını gösteren, nedenlerini
açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak
suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece,
değinilen bu yön gözardı edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm
kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, 16/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, 16/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder